www.dinargenc.net

14 10 2008

www.dinargenc.net

Acilmistir..Sitede

Dinargenc.net ,Dinargenc,Biyografi,Ders & Ödev & Tez,Dini Konular,Genel Programlar,Güncel,Hayvan Resimleri,Komik Resimler,Namaz Ve Abdest,Resimler,Tarih,Teknoloji,Turistik Yerleri,Türkiye’deki İller,Webmaster,

bulabilirsiniz…



www.dinartuning.net

14 10 2008

www.dinartuning.net

Acilmistir..Sitede

Find news and pictures of fast cars, cool cars and hot cars at Dinartuning.net!
bulabilirsiniz…



BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ

10 09 2008
Her savaşın ardından
birileri ortalığı temizlemeli.
Az buçuk bir düzen
kendiliÄŸinden kurulmaz

Birileri temizlemeli kürekle
yollardaki döküntüleri
ki ceset dolu arabalar
devam edebilsin yollarına

Birileri tıkanıp kalacak elbet
çamurlarda ve küllerde
parçalanmış koltuklarda, cam
parçalarında
ve kanlı bezlerin arasında

Birileri kütükleri bulup
dayamalı duvarlara
pencerelere cam takmalı
kapıları geçirmeli menteşelere

KendiliÄŸinden olmaz bunlar,
fotoÄŸraflarda
yıllar, yıllar alır.
Tüm kameralar şimdiden
baÅŸka bir savaÅŸa gitti.

Köprüler yeniden kurulmalı
ve istasyonlar yenilenmeli.
Kolları sıvamaktan
gömleğin kolları parçalanmalı

Birisi elinde süpürge
anlatıyor savaşın nasıl olduğunu.
Öbürü dinliyor
ve parçalanmamış başını sallıyor.
Fakat hemen çok yakında
bulunmalı böyleleri
tüm bunlardan yorgun.

Birileri bazen
kazıp çıkarmalı çalıların altından
o boktan gerekçeleri
fırlatıp atmak için çöplüğe

Onlar ne yaptıklarını bilenler
yer açmalı
kendilerinden az bilenlere
azdan daha az bilenlere.
Hiç bilmeyenlere.

Çimenler örtüyor şimdi
nedenleri ve yaşananları.
Birileri yattığı yerden
ağzı açık
bakıyor bulutlara.


Wislawa SZYMBORSKA


Hayat; senin yaÅŸattığın kadardı…

21 06 2008

Tüm tümceler yarım kaldı…
Hayat; senin yaşattığın kadardı…

Gökten düşen gül yaprakları altında
Dikenler içinde kalmışım…
Bir duaya kalkan ellerim güllerle sevişirken
Ayaklarıma batan dikenleri umursamamak mümkün değil…

Yüzüne toz düşmüş gönül albümümde
Lügatimden harflerim çalınmış…
Gömlek tersten giydirilmiş içimde ki çılgın çocuğa…
“Tehlikeli� damgası vurulmuş düşlerime…

Güvenim kaybolmuş…
Benliğime el konulmuş…
Fırtınalı denizlerde küreksiz bırakılmışım…

Hayat; senin yaşattığın kadardı…
Yaşattıkların hayatıma eşdeğerdi…
Şimdi tek yönlü yolda, ters yöne gidiyorum tam gaz…
Varlığını tadıp yokluğuna alışmaksa yazgım…
Ya yazım silinsin ..! Ya da…………!



(İki)Kefen-(Tek)Can

21 06 2008

Vurgun yemiÅŸ yüreÄŸim rüyalarda bile senin ismini inliyor…
Yakarıyor Rabbine seni diliyor…
Ben senin;
Başımı göğsüne bastırıp yürekten bir ( of ) çekerek sarışını,
Gözlerinin içindeki gülüşü sevdim…
Ben senin;
Bana en kırgın-en öfkeli olduÄŸun anlarda bile Allah’a iyi olmam için dualar etmeni,
Beni kendi gözünden sakınarak sevmeni sevdim…
Ben Sen(i) ;
Bir bedenin yaşamak için mecbur olduğu ruh(a) hissettiği o tarif edilemez tutkuyla sevdim..!

Ana(min) bizim için döktüğü gözyaşlarında,
Baba(min) iç çekişlerinde gördüm seni…
Gidişinden sonra Allah katında ki melekler bile ağladı iki bedende varolan tek can(ın) ayrılışına..!

Dualarımın sonunda ki âminlerim gibi vazgeçilmezimdin… İnancımdın…
Şimdi bir besmele telaffuzuna bile yetmez oldu gücüm…

Yoksun…
Aynaya her bakışımda yüzümdeki küskünlük, gözyaşı… En güzel günlerini, sevdiÄŸini yitirmiÅŸ bir insanın yüzünde oluÅŸabilecek tüm ifadeler senin yokluÄŸunu simgeliyor…
Ben senmiÅŸim aslında…
KiÅŸiliÄŸimdeki Sen(i) sen çıkardın ortaya…
Sen gibi bakıyorum hayat denilen oyuna ..
Yansımamdaki gözlerim gün geçtikçe senleÅŸiyor biraz daha…

Bir gülüşe bin gözyaşı ödeten Rabbim şahit olsun ki;
Cenneti çalsam diyorum ..!
Huzur bulasın diye Cennetten bir parça alıp yüreÄŸine koysam…
Bilirim ki bu benim CehennemliÄŸime… Seninde bana tutsaklığına sebeptir…

YüreÄŸimde ÅŸimÅŸek gibi çakan isyankâr zamanlarımın bedelini ödüyorum ÅŸimdilerde…

Benim yargılanışım farklı olacak.!
Suçum sırf huzur bulasın diye Cennetten sana bir parça çalmak… Cezam kabulümdür…

Bir Kefene İki Can Sığdı ….!!!!

Beni benden iyi bilen yanım; senin günahlarınla beraber yanmaya razıyım Cehennemin keskin ayazında…

Meleklerle restleÅŸirken âlem katında, tek meleÄŸin “senâ€? olduÄŸunu ilan edicem MahÅŸer halkına…

Gök kubbenin 7. katında - 77 millete - 77 dilden senin ismini haykırarak zikredicem …

Özüme kelepçelenmiş, ruhuma işlenmiş, etimle kemiğim arasında yer etmiş, aldığım her nefesin derinliğine hükmeden varlık… Masumluğuna hüzün katan her varlık; benim günah defterimde imzama sebep olur…

Sen ki kelebeklerin kanadısın…



Son Cümle KuruÅŸlarım…

21 06 2008

İşte sen oradasın yine…
Hala aynı ve hala eskisi gibi…
El ele verdiÄŸimiz zaman dünyayı kucaklardık…
Ama ÅŸimdi..!
Şimdi gözyaşlarım bir
“intihar ÇiçeÄŸi”
nin üzerine damlamakta..!
Ölmek isteyiÅŸim hakim her anıma… Aklımda, fikrime, ruhuma, yüreÄŸime…
Fakat;
“BaÅŸka bir gün”,
Başka bir gün ölürüm..!
diyorum her seferinde. Yarına erteliyorum kısacası…
Sebep sensin..!
Durduran sensin..!
Tam o vazgeçiş anında >>> gözlerin geliyor aklıma;
Gülüşün geliyor aklıma,
Bakışın, sarılışın…
KurÅŸuna meydan okuyuÅŸlarım geliyor aklıma…
ve iÅŸte son..!
Sensiz kalmak geliyor aklıma…
BEN SENSİZ DEĞİLİM…
Sensizliği istemediğim için
“vazgeçiyorum”
her ölümden…
Bana kalsa;
Çoktan geçmiÅŸim bu “bok”tan dünyadan..!
Ama herÅŸeyin bir sonu var.
Benim sonum, eminim ki..!
Ya seni unutmak olacak… Ya da ölmek olacak.
…ve ÅŸunu da bilki bedenim uykuda zaten.
Hazır sayılır yani…
Biz seninle çok güzel olduk…
Hemde çok çok güzel olduk…
Fakat anlıyorum ki;
YaÅŸamak kadar güzel olamamışız… Yoksa yaÅŸamayı düşünürdük ÅŸimdi ikimizde..!
Bunlar son sözler..!
Son imzalar..!
Son yazışlar..!
Son cümle kuruÅŸlarım…
“Seni unutacağım..!”
Ama unutuna kadar yaÅŸam kaynağımsın………….


Sebebimi Sormayın

21 06 2008

Bu düzeni bozuk dünya yalan…

Bir volkan patladı ..!
Yüreğim kendini parçalarcasına, kurşun gibi sıkmakta damarlarıma nefreti. Uzak durma vaktidir şimdi benden… Ben bile benden kopmuşken kimse ortak olmak istemesin bu meseleye… Bir mesele ki bu anlatılmaz… Hayatıma can veren damarlarıma vurucam neşteri…Sebebimi sormayın…

Ben ki hayata her zaman meydan okuyan… Ben ki merhamet olgusuna her zaman yenik düşen… Ben ki yıkılmaz, değişmez ve de erişilmez değerleri olan…

Ben beni bildim bileli her şey sahteymiş meğer…

Saklanan gerçeklerde, hayata duruşum olan doğrularımla yüzleşmek ve bir şey yapamamak da varmış kaderde…

Şimdi ne bir meydan okuyuşum var hayata… Ne bir merhamet hissiyatım, ne de sağlam bir dayanağım… Dünyam harabe, enkaz altında kalmışım ve “çıt�ımı bile çıkarmıyorum… Her şey bir anda anlamını yitirir mi? Sayenizde…

“Madem düzen bozuk o zaman kendi düzenimi kendim kurarım� derdim hep… Her şey alabora…

Şimdi iyice saldım iplerini hırçınlığımın… Hiçbir değer olgusunun önemi yok gözümde… Sayenizde…

Hayata kahrettiren şey hiç kuşkusuz şu ki;
Kendini adadığın insanların, soluğunu paylaştığın insanların seni çiğneyip geçmesidir…
Sayenizde…

Şimdi bir küslük antlaşması imzaladım umutlarımla…
Sebebimi sormayın…
Bedelini ödüyorum… Sayenizde…

Gökten bir el uzansın istiyorum, felç etsin yüreğimi…
Çünkü;

Her gün biraz daha derinden,
Her gün biraz daha kapkaralığına bu ölümü,
Aç ve arkasız,
Köpekleşerek,
Yaşamak dersen…
Bu yürek “çat� diye çatlasın lan..!

Sizler sadece şahit olun bu yazıya.
Sebebimi sormayın…



Hüsran işgalindeyim…

21 06 2008

Kalem kılıca kafa tutarcasına haykırmakta yaÅŸananları…
Dil susmuÅŸtur artık…
Hisler seyirci rolünde…
Gönül, zırhını kuÅŸanmış bağıra bağıra davet etmekte yangınları…
Bundan böyle kaybedecek bir ÅŸey yoktur…

Bıçağın kemiğe dayanmasına ramak kala,
Belki de son sevişmedir kalemle parmak arasında…

Bir canın oluşu ve yok oluşu arasına sığdırılan bu acılar çok fazla…
Alın yazısı denilen yazgıya itirazım var..!
“Hayat� denilen sahnede rolüme itirazım var..!
Öyle bir sahne ki;
Maskeli balodan farksız…
Sahteliğinle yüzleşmeye gücün varsa ve yiğitsen aynalara bak…

Güneşimi çamurla sıvayan ellere inat gülümsedim ışığa yıllarca…

Şimdilerde bir yara aldım ki sorma…
Hüsran işgalindeyim…
Küfür denilen zehire bulaştım bulaşalı…
Hayata dair ne varsa dilimden aldı nasibini…

Hayatımın ırzına geçtiler…
Hayat dediklerim!!!



And Olsun

21 06 2008
Yarınlara and olsun ki…
“Aşk� a inancı kalmayan biri için aşk ne demektir bilir misin?
Dönülmez tövbelere koca bir ömrü sığdırdım…
Kanlı bıçaklı savaşırken duygularımla…
Yüreğimi hissizliğe mühürledim …
Ölü topraklar serptim üzerine…
Varsın adım “duygusuz� olsun dedim…
Allah’ a gözyaşlarımla dualar ettim… Konuştum… Kahrettim… Lanet ettim… İsyanlarım da oldu bazen… Utandım kendimden… Baktım insanlara şükrettim…
Yalvardım sonra…
Bir gün gökten bir damla düştü gönlümün tam ortasına… Uzun zaman sonra ilk defa hislerimi hissettim… Önce Allah’a baktım sonra O’na… Sendeledim, içimde kıyamet sancıları… Gülümsedi…
İki ucun arasında gezinen ruhum bedene yapıştı sımsıkı… Yaşa diyor bana “yaşat..!�
Kahreden hayatta tek mutluluğum olmaya hazırsan eğer…
İçimde ki isyanlara şefkatinle dur diyebileceksen eğer…
Bekle orada…
O harabeyi senin cennetin yapmaya gidiyorum…
Güneşi alıp gelicem… Rüzgârı, denizi, maviyi alıp gelicem…
Çiçeklerle donatıcam dört bir yanını…
Benliğimi sana adamaya gidiyorum…
Ömründe hiç sevilmediğin kadar sevilmeye hazır mısın ?


Yaşatamadım

21 06 2008

Åžimdilerde katiliyim bütün aÅŸklarımın…
Sende gidiyorsun ya…
Bir can damarım daha eksiliyor yüregımden…
Kaç intihar kokusu daha salacagım ayrılıkara…
İsyanım olursun gidersen…
Bir ömür gözü arkada kalmışlıgım olursun…
Bu yorgun yürek,
Bu yorgun beden kabullenemez bir baÅŸka sevgiyi…
“Canım” demek artık zor gelir bir baÅŸkasına…
Sen gidiyorsun yaa…
Bütün günahlarımız benim olsun…
Ve sen o “cennet” yüregine çok iyi bak…
Kirletmesinler seni kanatsızım…
GidiÅŸine sitem deÄŸildir bu satırlar…
Sadece itiraf ediyorum ve bil istiyorum…
Bil ki; hak ettiklerini yaÅŸatamadım sana…