ÖZGÜRLÜK

21 06 2008

Özgürlük dedin mi, uçsuz bucaksız olmalı
Deniz gibi, gök gibi mavi olmalı rengi,
Çekip gidecek kadar çocuk,
Pişman olup dönecek kadar cesur olmalı yüreği insanın,
Laf söyletmemeli geçmişine geleceğine,
Bugünü zaten sorma gitsin yaşamalı ne varsa,
Yürekli olmalı son demine kadar….

Özgürlük dedin mi, gözü kara olmalı insanın,
Taş gibi sert, su gibi duru olmalı bir yerden sonra,
Canına kıyacak kadar basına buyruk,
Hesap soracak kadar bağlı olmalı sıkı sıkıya
Ağlayarak gözlerini yıkamalı insan küçük duraklarda,
Bir kalp sızısı yaşamalı, olmadık bir yerinde hayatının,
Bir umudu olmalı, yaşama sevinci gibi
Elinde tuttuÄŸu, tutamadığı ne varsa yaÅŸatmalı gönlünde….

Kadere boyun eÄŸmek yok bu devirde,
Kadere boyun eÄŸdirmek yerine..
Şansa tepeden bakmalı insan,
Hadi canım sende gülümsemesiyle…
Buldun mu yaşayacaksın ne varsa hayatında,
Kaybetmeyi göze alacaksın ki sevebilesin
Ateşlere atacaksın yüreğini sorgusuzca,
Dönüp arkanı gideceksin yorulduğun yerde..
Tüketmeyeceksin, tükenmeyeceksin de…
Beklemeyecek, hep vereceksin kendinden de öte…

Özgürlük dedin mi, sıkı sıkı tutacaksın hayatı bir yerinden,
Bir yanın tutsak, bir yanın haylaz olacak..
Adına toz kondurmayacaksın yanındakinin,
Savunmasız aÅŸklara yer yok hayatında…
KoÅŸ koÅŸabildiÄŸin kadar o halde,
Duraklama akşamlarda yaşanmaz hayal kırıklıkları,
Gözü kara yüreklerde büyür büyüdükçe sevda,
Tüm düşleri gerçek yapabiliyorsan, yaşıyorsun hayatta…
Benim düşlerimle, senin gerçeklerin neden yan yana…
Var bir bildiği hayatının,

Anlam katıyor her nefeste yüreğin gözyaşlarına,
Soluklanacak yer arıyorsun yüreğimde,
Hem kaçar adım senden, hem yanında anlasana
Bu çelişki neden diye sorma,

Var bir bildiği hayatının,
Artık sorgulama……



Buruk Bİr Elveda

21 06 2008

Sıkma canını çok kalmıcam bu defa
Buruk bir elvedadan ibaret benimkisi
Koşarak sarılmıyacam boynuna
Belkide göz göze bile gelmicez
Dedimya buruk bir elvedadan ibaret benimkisi
Giderken sana çaldığın kalbimi bırakıyorum
Yırt,kır,parçala ne yaparsan yap
Bundan gayrısı koymaz garibe
Artık çalmıyacak neşeli aşk notaları bu evde
Gelip geçen zaman umrunda omayacak bedenin
Başlayacak ylculuk yanlızlar rıhtımına



AŞK ve SEVGİ

21 06 2008


AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AÅžK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AÅžK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.



Z-a-m-a-n-a İsyan

21 06 2008

Bağırmak geliyor içimden,
AÅŸkım, canım, hayatım, birtanem demek…
Seslenmek, tebessümün olmak
Sımsıkı sarılmak boynuna
Öpücüklerimle boÄŸmak adeta…
Yapamıyorum…

Ağlamak geliyor içimden,
Özlemim, dünya güzelim
Maviş maviş bakan gözlerine dalıp
Yolculuk yapmak istiyorum tebessüm ederek..
Yapamıyorum.

Pamuk ellerini tutup sevmek istiyorum
Tebessümümle…
Öpmek, okşamak, sürmek yanaklarıma
Gülen yüzünü seyretmek doyasıya
Yapamıyorum.

Zaman…
Kelimede dahi meymenet yok.
Ne menem bir ÅŸey bu zaman-aman-ama-zam
Olumsuzluk
Soldan saÄŸa
Yukarıdan aşağıya
Ve ne kadar da çok dillerde.
Doğru Zaman çok mu zor.
Doğru İnsan’a Yanlış Zaman
Hoş Zamanın doğrusuda çok nadir olmalı
O zaman geldiğinde durur mu acaba Doğru İnsan

Zamanı gelip Azrail kapıyı çaldığında
düşünüyordur herkes
Kimi sevdim
Kim beni sevdi
Hayat bu… kesin
Ne ticaret, ne para, ne pul ne de baÅŸka bir ÅŸey…
Hayat sevmek.
Hayat sarılmak sevdiğine
Hayat üzmemek sevdiğini
Hayat gülmek, güldürmek, neşeli olmak.
Hayat mutlu edebilmek sevdiÄŸini…
Hayat tebessümünde payı olmak sevdiğinin
Hayat yetinmeyi bilmek olmalı.

DoÄŸru İnsan…Yanlış Zaman…
DoÄŸru Zaman….Yanlış İnsan.
Hayat oyun oynuyor karıncalara
YaÅŸam saydam adeta
BoÅŸluk
Hepimiz obje…
Boşlukta yaşıyoruz.

Seviyorsan sevdiğini haykır, söyle.
Varsın dolsun gözlerim düşündüğümde
Engellemem ki hayalini, ayrılmasın gözümün önünden
Ne sabahın aydınlığı ve odama yayılan güzel kokusunda
Yeni bir güne başlarım sensiz.
Ne de yaşamın gömülen karanlığında
Unuturum seni.
Hep koklarım.
Hep sarılırım.
Hep severim seni



keÅŸke sandığın kadar basit olsaydı…

21 06 2008

zorlama şartları zorlama sevdiğim
bak elimden geleni yaptım senin için
hayal etmek güzel fakat gerçekler zor
bırak herşey gibi buda böyle bitsin

hep hazırdım ben bu sona…ÅŸaşırmadım hiç..
gittin!!
bu kadar basit söylenebiliyordu bu işte..gitmen gerekiyordu belli..oysa bir açıklama dahi yapmadın..
hani “olamayız” demedin, “sevemdim seni” demedin, “sevdim” demedin, “dönmeyeceÄŸim” demedin yada “döneceÄŸim”
sadece gittin..
bense kaldğım yerde “neden” bile diyemedim..vardı mutlaka bi sebebi..inan düşünmek bile istemedim…gitmiÅŸtin…asıl önemli olan bundan sonraki haaytımdı..ve bilmiyorduım..nerden baÅŸlayacağımı..

şimdi ben giderken ardımdan bakma
yanan yüreğime birde sen ateş atma

sevme bir daha beni sevme
asla yüzümü görme bunu benden isteme

aylar geçti…giderken sana soramadığım o soruyu gecelerce kendime sordum..sahi neden gitmiÅŸtin? cevap bulamadım…saatler geçmez,geceler çekilmez olmuÅŸtu…..
mevsimler geçti üzerinden..ve bir gün geldin..
hiç beklemezken,umudumu kaybetmek üzereyken,hiç birÅŸey olmamış gibi çıktın karşıma…
o kadar zaman beklediğim o cevabı vermek için dönmüştün meğer..
“sevme beni” dedin…
“çünkü bunu haketmiyorum ben”
sana acı vermekten baÅŸka ÅŸey yapmadım bugüne kadar” dedin…
aylardır beklediÄŸim cevap buydu iÅŸte…bu kadar basitti iÅŸte herÅŸey..
sevme bir daha beni sevme
asla yüzümü görme
bunu benden isteme…

ah sevgilim..keÅŸke herÅŸey sandığın kadar basit olsaydı…
sevmek,kaybetmek,
gitmek,beklemek
dönebilmek geriye…
keÅŸke sandığın kadar basit olsaydı…



Özlemeyi Ben İyi Bilirim…!

21 06 2008

Sen özlemeyi bir de bana sor;

Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,

Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi

Bana sor severken özlemeyi…

Bir ses ararken kulaklarım,

Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,

Gözlerim seni ararken,

Karanlıkta hayalini görmeyi,

Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi…

Elimi göğsüme sokup,

Okşamayı seni özleyen kalbimi,

Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini…

Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,

Hasretimden süzülen birkaç damlayı,

Bana sor sensiz ağlamayı…

Sensiz saatler çabuk geçsin diye,

Geceye sığınmayı,

Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,

Bedenimi sarmanı beklemeyi,

Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi

Sensizken seninle seviÅŸmeyi,

Bana sor…

Bana sor sen özlemeyi

Özlemenin en acı, en yalnız çığlıklarını,

Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı…



Bir güL Olsaydım ..

21 06 2008

Bir gül olsaydım
Yaprağım olur muydun?
Kırmızı yapraklarıma kan veren
Toprağım olur muydun?

Bir gül olsaydım
Sende bulut olur muydun?
Benden uzak olduğun için
AÄŸlar durur muydun?

Bir gül olsaydım
Beni dalımdan koparır mıydın ?
Odandaki vazoya kor
Herzaman yanımda olur muydun ?

Eğer bir güle bu kadar değer verirsen
Onu candan çok seversen
Bırak bu gülün bir yaprağı olayım
Ve gözlerinin önünde yavaş yavaş solayım.

Sende benim gibi gül olmayasın
Hasret acısı ile sararıp solamayasın
Güller tek değildir bir birine benzer
Ama sen benim kalbimde kocaman bir parçasın



Bir oyunu anlatıcam..

21 06 2008


Senle yaÅŸamak ve sensiz yaÅŸamak..
Adlı oyunu izledim o gün yani..
senden ayrıldığım gün..
o oyunu birazcık anlatayım size

ilk günler kızın bunalım takıldığı son günlere geldikçe
hayatın sadece bir oyundan ibaret olduğu
ve aşkda kaybetmenin ve kazanmanın olmadığı
çünkü aşkın sadece şans olduğunu anlatıyordu bu oyun.

oyunun asıl amacı yalnızlık ve gözyaşı olsada..
üzgünüm ama artık ikiside bende yok .
çünkü hayat sırf sevdiğim kişiden ibaret değilmiş..
onu anladım..diyen ama onun için ölen biri ..

neyse sevmek ve sevilmenin tam zamanı bugün..
çünkü yalnızlığa ve ölüme saniyelerin kaldığı..
bir gün tam..işte bugün..

yani seni sevdiğim aşık olduğum gün..
ölüm ..sessizlik..yalnızlık
ve ben..
dost olmuÅŸken..

yeniden aşık olan ben..
şimdi artık hiç seni aramıyorum desemde..
fark ettim ki aşık olduğum kişi yine sen ..

ama ne fark eder..ben sana git dedim..
sende gittin..
oyun bitti ve herkes kendi yoluna gitti..



Galiba Sensiz Ölüyorum__!

21 06 2008

öksürerek uyanıyorum yine
ciÄŸerlerim kopuyor sanki
alacağım nefes kayboluyor,içim daralıyor
hırıltılı bir sesle küfür ediyorum hastalığıma
doktorlar içki,sigara desede
umurumda olmuyor…
yoldaşlarımı yarı yolda bırakamam
benimle birlikte son ana kadar yaÅŸayacak onlarda
oda rütubetli,tavan yarınlarım gibi simsiyah
masanın üstünde akşamdan kalma 1 duble rakı
yarım kavun ve bir parça ekmek..
hemen yanıbaşımda sigara paketi içinde 2 dal dermansız sigara
radyo akşamdan açık kalmış herhalde
Zeki Mürenden birşeyler çalıyor cızırtılı bir şekilde
seni ben ellerin olsun diyemi sevdim…
mermi gibi fırlıyorum yataktan…
sigaramı ceketimi bi çırpıda alıyorum…
ve sabah ezanıyla atıyorum kendimi istanbul’a
arkamdan ev sahibim madam Eleni sesleniyor
ceketimin yakalarını kaldırıp hızlıca devam ediyorum yoluma…
biriken kira,biriken umutlar,biriken sevdalar
hepsi kayboldu,hepsi yokoldu
hatırladığım kadarıyla kira parasını meyhanede yemiştim
ya umutlarım ya sevdalarım?
onlar?
onları kim aldı benden?
adımlarımı hızlandırıyorum
hava soğuk dünden kalma yağmur birikintilerine basıyorum
her bir su damlası ayrı yere dağılıyordu
kimi ise bana tutunuyordu
paçalarımı ıslatıyordu…
dudaklarımda tuzlu bir tat belirdi
neolabilirdiki bu?
istemiyordum gözyaşlarımı
nefret ediyordum onlardan
hep boşa akıttım onları
hep gidenlerin ardısıra akııttım onları…
cebimdeki sigarayı hırsla çıkarttım
tek nefeste yarılandı sigaram
hayatım gibi erken yarılandı sigaramda
girdiğim sokaklar yabancı
etrafıma bakıyorum anlamsızca
nerdeyim acaba?
kiminleyim?
daha fazla ilerleyemezdim
oturdum bir kaldırıma
başım avuçlarımın arasında
yaşlar artık yere iniyor
biriken yağmur damlalarına eşlik ediyor yaşlarım
bu yaşta bu hastalık çok zorluyor beni
korkuyorum tanımadığım yerlerde öylece serilip gitmekten
üstüme gazetelerin örtülmesinden….
nereye kadar diyorum kendime nereye kadar?
bu korku nereye kadar
yerimden kalkacak halim yok artık
alın artık beni burdan
alın beni yanlızlıklarımdan
bu yük ağır geliyor artık bana
sensizlik ağır geliyor………..



Seni Unuttum Diyorum Ama Ne Çare__!

21 06 2008

Sevdamin Adi Sensİzde Mutluyum Olacak
Senİ Unuttum Olacak
Ama Bİr Sevda Birakmadinkİ Bende
Bencİl Bİr Çocuk Gİbİ Alip Gİttİn
Benİ HİÇ DÜŞÜnmeden Gİttİn
Apansiz Bİr AkŞam Üzerİ
Ama Yikilmadim YokluÄžundan
BoŞuna Sevİnme
Senİn Kadar Acİz Olmadim Yoklukdan
Bİr Yokluk İÇİn Herkesİ Üzmedİm
Şerefsİzce Bİr Yokluk İÇİn DaĞ Gİbİ Bİr Adami Devİrmedİm
MutluluĞu Elİmİn Tersİyle İtmedİm
Ben Ayaktayim YokluÄžunda
Sensİzlİk HanÇerİ Kalbİme Bastirinca
Ben Daha Çok Dİrenİyorum
Unttum Dİyorum
Unuttum
Senİ Unuttum diyorum
ama ne çare__!

sendeki benler

——————————————————————————–

Artık kaçmakta mümkün değil
Öyle sevilmeye müsait
Bakıyor ki gözlerim
Okşar durur gözlerinin tenini
Hayallerime saplanan uzaklığın
Gönlümde bir yuvadır turnaların

Ahh ah
Oysa zaten çaresizdir şairliğim
Kaldı ki ne kadar
CoÅŸabilir ki kalemim
Ya bende saklı
Sesindeki çocuk saflığı
Nasıl da beni cennete çağırır
Nasıl da haykıran şiirler yazdırır
Her mısrasında sen
Beni alıp kıyında dövdürdün

BoÅŸ ver istiyorsan
Baharlar açsın yüreğinde
Sen aÅŸk nedir bilmezsin ki
Seni yazdığım/bildiğim bütün anlar gibi
Yine kalırsın/elimi kanatan bir kalem gibi
Düşünürsem seni anlatan
Hüzün renginde imgeler
Kalırsın nefesimde
Çaresiz geniş bir zaman içinde

Al iÅŸte
Ne anlatmaya çalışır
Esmer siyahı saçların
Ne güller konduğum
Yüreğinden dökülen sözler
Filizlenmedikçe gözlerinde tebessümler
Neye yarar sendeki benler
Seni bir şiire sığdıramayışım
Ondandır belki sevgili