İşte o an diyerek..

8 05 2008

İşte o an diyerek..

Kurallara bağlı olmayan olaylarda hayatın yönü bulunmaya çalışılırsa, o maceranın sonu ne olur bilinmezdir ve ağır yüklenir aşka(aşk?!) ; binlerce ümitlerle..
Senin için ayrılmış sonlarda yaşamaya çalışmaktan ötürü, dün geceye varmadan gün bitmiyor içimde senin sayende…Ne gariptir ki anlam veremedigim herşey anlam ile varlığı tamamlıyor.
Beyaz sayfalar duyamıcak sanırsam sesimi..Bilmek harika değil mi!Biliyorum ki bana zarar vermiyeceksin..Belkide veremiyeceksin..

Sen gittiginde içimde kayboluyorum..Yanında çarpışıp durmuyorum kendim ile ama bununda bir sonu var biliyorum.Gerçekleri bulmak için her seferinde ölüyorum.. nedenli.. nedensiz..

Yine o an diyerek..

Karşımda dururken bir an gözlerine baktım sonra dikkatimi dudakların çekti baktım ne doldun ne sönük gibi ,parlak, kırmızı pembe arası karışık, ne cok uzun ne cok kısa çok hoşuma gitti sonra..
Yüzüne baktım ne yapar, ne yapılabilir ,ne yapmaz, diye düşündüm bir yandan senin ile sohbet eder iken…

Peki ya sen ne düşündün ? İşte o elde etmeli ve sonra gitmeli
Dersin ki atarım bir kuyu içine sonra kim cıkarcak diye merak ederim
Gerçi sadece bir düşünce ama ne bilirim geçmişin var…

Peki ya sen ??



İnanmadığım’a

8 05 2008

 Hayatımda inanıp ta olmayan, olamayan o kadar çok şey varki…

Ve de inanmadığım, imkansız dediklerim o kadar çok ki..

Tuhaf olan ne biliyor musun? Başıma hep inanmadıklarım geldi. Hani hayatın cilvesi deriz ya yada tesadüf.. işte her ne ise..

Ben sana bunları niye yazdım?

Çünkü sen inanmadığımsın. Bir gün olacağını düşündüğüm ama inanmadığım.

Bunun en güzel yanı ne biliyor musun peki?

Hani hayatta hep inandıklarımızın peşinden gideriz ya, aslında tam tersi olabileceğini bilmek.

Bence inandıklarımızın çoğu hayatta olmasını istediklerimiz değil sadece hayatın bize dayadıkları.

Hayatta benim başıma inandıklarım gelmez demiştim. Ama üzülmüyorum çünkü biliyorum ki aslında inandıklarım benim inanmadığım. Ben artık inanmadıklarımın peşinden gidiyorum.

Ve inanmadığım ben seni çok seviyorum.. =)



Yaşamımın Ayrıntıları

8 05 2008

Hiç ne yazsam diye kâğıdı kalemi elinize aldınız mı?

Kendinizi komik bulup karaladınız mı?

Kelimeleri bir araya getiremeden yırtıp attınız mı?

İlginçtir ki kendimi komik hissediyorum bu satırları yazarken. Deli gibi de yazmakta.. Buruşturuyorum sürekli kâğıdı. Ama ben bunu biraz hayatta ertelemekle geçiştirdiklerimizle kıyaslıyorum. Beğenmediklerimizi buruşturup çöp kutusuna basket atarız ya işte o an çıkarmaya karar veririz, vazgeçeriz. Önemsemeden. Bu satırların sebebi de bu. (bu sefer yırtmayacağım, kararlıyım.  =)  )

Birini hayatımızdan çıkarmak bu kadar kolaymıdır çoğu zaman? Yaşanmışlığı geride bırakmak.  Tüm zamana rağmen.  Yanlış ve doğrularıyla.

Düşünüyorum da isteyerek yada istemeden kaç kişinin hayatından geçtim? Kaçını bıraktım, kaçı hala yaşamımda ya da öyle sandıklarım..

Üstünü karaladım, erişimi zor yerlere çürümeye bıraktım hepsini. Yaşadıklarımda dâhil. Sanırım en acı olanı da unuttum her şeyi. Unutuldum, unutturdum. Yaşamımda öyle ayrıntılar varmış ki görünce anladım.

Ben öyle birini geride bırakmışım ki bir anda afalladım. Ah! Gerçektende göz görmeyince kalp unutuyormuş.

NOT:

Dostum! Başlarken ne yazmam gerektiğini bilmeden başladım. Tek amaç vardı sadece; öyle olmalıydı ki unuttuğum anda bu satırlarda bulmalıydım. Unuttuğum, bırakıldığım, bıraktığım yaşamımın ayrıntılarını… Yaşamımda olmandan o kadar mutluymuşum ki sen gelince anladım.

——Hatırlamak istemediklerim unuttuklarımdan fazla.—–



Benim Rüzgârım hepsinden güzel

8 05 2008

Evet, biliyorum aklımda hep sorular var. Cevaplarını bir türlü bulamadığım sorular.
Sürekli dönüp dolaşıp onlarda başlıyor cümlelerim. Hepimizin yok mudur böyle zamanları bende hep o zamanlarda denk geliyorum tuşlarla.
Aslında duyguları dışa vurmak değimlidir bu sorular. Bir arayış içinde olmak gibi.. Yâda ta kendisi. Bir şeylerin bilincine varmak ister gibi.
Bu aralar hiç yapmadığım alışkanlıklar edindim. Artık dışardan bakmak yerine içinde olmak istiyorum. Dışarıdan bakan olmak çok güç. Etrafınızda olup bitenlere susmak.  Görüpte söyleyememek, ne kadar zormuş meğerse.
Belki de o rüzgârla savrulmak en doğrusu. İnsan kedini ne kadar koruyabilir ki bu rüzgârdan.
Hiçbir zaman hazır olmayacağız. Mutlaka bizi en zayıf anımızda bulacak. Beklide fırsat varken kendi rüzgârını kendin çıkarmak. Bilmediğin bir rüzgârla savrulmaktansa, kendi rüzgârımla dans etmek en doğrusu.



Hangi acı benim

8 05 2008

Hangi acı benim

Gün batımı erken geliyor üstüme,

Elimdeki acılara bakıyorum…

Bırakacağım hepsini az sonra körfeze,

Senden Kalan bu acı…

O ne olacak,bütün acılara isyan edip

Boşaltıyorum gönlümün rıhtımını,

Yalnızlığa hüküm giydirip,

Bırakıyorum tüm sevgilerimi…

Bir masum çocuk oluyor gözlerim,

Seni söyleyen dudaklarımla,

Ağlıyorum…

Ayrılıyor artık tüm acılarım gönül rıhtımından,

Gelmemek üzere gidecekler,

Gelmeyeceksin sende,bıraktığın yere…

Bu emanet acıların,

Hangi sahibi geldi ki.

Sen geleceksin…

  

Saat sahan’ın kaçı,

Hangi elem,hangisi bende kaldı,

Ya vuslatın mevsimi hangisi…

Bu kanlı ellerimde yinemi hazan kaldı…

Sevinçlerimden şimdi bana ne kaldı,

Gök yeşil,deniz mavi…

Sabah aynı sabah,akşam bildiğin gibi.

Ben var ya ben,

Değilim artık eskisi gibi…



“Yapabilirsin Aslında�

8 05 2008

tubi 

İnsan neler yapamaz ki…

__

Bana “yapamazsın� dedin

“Bensiz olamazsın.

Bensiz nefessiz kalırsın,

Yokluğumda sıcaklığımı ararsın,

Bensizlik vurur odanın camına, korkarsın.

Unutma korkularınla yüzleşmekten hep kaçtın sen.tubi

En büyük korkundan da kaçacaksın,

Her kaçışta beni hep bulacaksın,

Her adımında heceleyeksin beni,

Her nefes alış-verişinde beni çekeceksin içine.

Her defasında hep beni anlatacaksın.�

__ 

“Ben alışkanlıklarımdan vazgeçtim.

Ben sensizliği seçtim,

Sensiz daha az acı çekiyorum.

Yerinden söküp atım anıları,

Unuttum unutulmuÅŸluÄŸu,

Ben sensizim ÅŸimdi,

Ben sensiz yapabilirim.

Bunu başardım…

Başaramayan sensin…�

__ 

“Kandırma kendini.

Boşa bu çabaların,

Sen sevgiyi bende yaşadın,

Aşkın en fırtınalısını bende gördün,

Heyecanların en güzeliyle beraber,

En güzel zamanları benimle olanlardı,

Bunu sen söylemiştim.

Ben sensiz ne yaparım dedin,

Ağladın,

Sensiz yapamam, ölürüm dedin.�



Cadde üstü yağmurlar ve gidiş…

8 05 2008

Cadde üstü yağmurlar ve gidiş… Birden sesleri duyuldu sokakların,Ayak sesleri giderek yaklaşıyordu bir adamın.Aldırmaksızın koşuyordu yağmurda,Ayakları yalın.Her yeri ıslanmıştı Her yeri sessiz,Sabah birazdan dönecekti köşesineBeklemeden geldiği yere döndü.Koştuğu tarafa yetişememişti.Ağlıyordu ve bir şeyler söyleyerek yoluna devam etti… Bir veda hüznü sardı beni,Geç kaldığım bir sevgili,Özlemin yanıklığında kalan seslerim gibiÜşüdüğümü belli etmeden kayboldum sokaklarda İçime akan şeyin bir nedeni, olduğunu biliyordum,Biliyordum hep eski giysilerimi sevdiğimi.Ama özlediğimi de biliyordum Sevmek ne güzel bir duygu,Aşk ne güzel bir şeyGülüyorum zaman zaman yalnızlığıma,Söylemeye korkuyorum gizli kapaklı şeyleri,Hepsi bir an dilimin ucunda yersiz acı oluyor.Boğuyorlar sanki beni konuşamıyorum. Gidiyordum bir akşam ikbalden önce,İşte böyle bakakalırdı ardımdan,Ardımda koca bir yalnızlık olurdu,Korku dolan gözleri ağlardı. Her gün biraz uzak kalırdım sesine,Ses telleri boğuktu.Ağlamaktan yorulmuş sevmekten bıkkınÖylece bakardı sessiz,Sevdayı ellerine yaktığı kınada bırakmış.Kalbini gönlünü yakanda bıraktığı gibi. Mektup yazardı geceye ve atardı posta kutusunaHiç birini almazdı postacı,Yetiştiremezdi umutlarını hiçbir geceye… Soğuk bir dilim ekmek inerdi midesine,Akşam kaç olurdu bilmezdi.Bende bilmezdim bu gidişin nereye olduğunu,Ağlattığım göz yaşlarını…Sebepsiz yaktığım ateşi bilmezdim.Bir gidiş arkasından kalır gözleriDaha yeni örgendi hayata tutunmayı,Bende öğrenemedim bu hayata nasıl tutulur,Tutmamıştı henüz kimse ellerimi. Bir sevdanın şiddetli sarsıntısını hangi rasathane ölçebilirdi,Hangi ölçümler kalbin sızını durdurabilirdi.Seven ölçebilir miydi ayrılığın şiddetini. Ölçemedi bir ayrılığı,Bıraktığı onca değerlerin yıkılmasını da bilemedi.Kaybetmesiyle yetinmeyi de…Bende bilemedim elimdekileri,Kimse bilemedi. Ağırdan çöktü bulutlar ve hızlıca yağdı yağmur,Bir sonbahar akşamı Baka kaldı gözleri caddede.Ben sokağı sonlamıştım ki aklıma geldi yine,Ellerim cebimde;ağladım silmeye bile zaman kalmamıştı.Üstüm başımSırılsıklam olmuştum,ve ıslaktı sokak,Geldiğim yöne döndün.Bir şeyler söyledim ve gittim… HAYAT HERŞEYİ GETİRİR SEN İYİ OLANI SEÇ



Aynı Yaşamda, Farklı Hayatlar

8 05 2008

Hani insanın keyif aldığı anlar vardır ya zamanın durduğu bir olduğu saatler…

O anlardan birinde…

_____

xxxMilyonlarca insanla aynı hayatı paylaşıyoruz ama yaşamlarımız farklı olduğu için bunun farkında bile değiliz. Aradaki farklılıklarımızı düşündüm vapurdayken bizi ayıran özel ayrıntılar. Vapurdayken yaşamlarımız aynı ortamda birleşiyor. Her zaman aynı havayı soluyoruz ama milyonlarca insan içerisinde o anlarda aynı ortamın havası içinde oluyoruz. Arkada bulduğum yere oturdum. Her zaman sevmişimdir arka sıraları. Oturduğum yerden çevremi izledim uzun bir süre. Herkes kendince bir şeylerle uğraşıyor.

Biraz ileride masanın başında bulmaca çözen biri var (üstelik arkadaki sayfadan cevaplarına bakarak çözen biri) karşısında gazete okuyan arkadaşı… Arada haberlere sitem edip bir şeyler söylüyor harıl harıl bulmaca çözen arkadaşına… Halinden belli haberlere sitem ettiği…

Onların hemen yakınında oturan iki dost var. Gençliklerinin verdiği heyecan konuşmalından belli oluyor kim bilir hayatında onu bu kadar heyecan veren ne? Belki aşk… Belki çok beklediği bir haber… Beklide her şey…

Manzaraya karşı keyif sigarası yaktı biri dumanı içimi yaktı geçti. Yakınlarımda bu kişi belli… Tam arkamda oturuyor… Sigarayı her çekişinde neler geçiriyor içinden kim bilir… Hayatın zorluğuna takılmış belli ki o yüzden her çekişinde derin bir iç çekiyor sessizce… 

Sağ tarafta orta bölüme yakın yalnız oturan genç bir kadın var. Yalnızlığını düşünüyor olmalı çünkü ben hep düşünürüm yalnız olduğumda etrafıma bakmadan tek bir noktaya bakarak bulurum kendimi… Neleri düşünmez ki insan? Yalnızken dünyayı bile kurtarabilirsin o güç vardır içinde.

İki sıra önümde bir grup var öğrenci oldukları belli kapalı bir alan biraz sesli konuşulursa eğer ilgi odağı oluverirsiniz bir anda. Kulak kabarttım. Derslerden bahsediyorlardı. İlgimi çekense bir lakap oldu tur-küt diyordu sürekli sanırım arkadaşına taktığı bir lakaptı bu. Hangimiz yapmıyor ki bunu. Gülüşerek şakalaşıp eğleniyorlardı. Bakıp gülümsemek düştü sadece bana…

Arkadan görebildiğim bir teyze var. Çaprazımda üç sıra önde… Gazetenin sayfalarını çevirdi hızla tek tek baktı katlayıp çantasına yerleştirdi. Etrafını izlemeye koyuldu sessizce… Kim bilir ne zamanlar yaşadı neler gördü bu yaşına kadar neler için susmak zorunda kaldı. Avazı çıktığı kadar bağırmak istedi ama yapamadı. Yaşamın yükü omuzlarından geldi geçti. Canını yaktı belki… Aşkları da olmuştur… Nereden nereye…

Camın diğer yanında sevgililer oturmuş sımsıkı sarılmışlar birbirlerine soğuğa aldırmadan. Aşkın ateşine kapılıp doyasıya keyfine vararak. Heyecanları, umutları her şeye meydan okuyabilir onlar için. Bazen hayat gerçekten göründüğünden daha basit, aşılmayan güçlüklerin olmadığını gösterebiliyor. Dünyaya bu yüzüyle bakmak bambaşka olduğu açık…

Solda cam kenarında oturmuş arkasını cama dönmüş arkadaşının gözlerinin içine bakarak anlatıyor her şeyi… Kafa kafaya vermiş muhabbeti koyulaştırmışlar. Biliriz ki iki kadın bir araya gelince konuşmadıkları hiç birşey kalmaz her şeyi konuşurlar. -tabiri caizse dedikodu yaparlar- Her konuda muhakkak söyleyecekleri vardır. Damarına basa basa…

Ailece buradalar kim bilir kime gidiyor. Çocuğu çekiştirip duruyor annesi. Bir köşede öylece izliyor baba. Çocuk şapkasını atıyor anne kısık sesle “oğlum yapma, tak şunu üşüyeceksin� dediğini duyar gibiyim. Annelik yaşamın en zor mesleği… “Sende anne olunca anlarsın� der hep anneler bununla neyi kastettiğini tahmin ederiz ama insanın çocuk olması gerektiği anları neden bu şekilde söyleyerek bastırmak istediklerini hiç anlamam. Belki de zamanında ona da öyle söyledikleri için midir ki… Kim bilir… Birde benim açımda düşün derler büyükler… Ama bunu bizden istemelerine şaşırırım hep. Yani bir çocuktan ebeveyn gibi davranması beklenemez ki. Çünkü o hiç ebeveyn olmadı. Bunu anne olduğum zaman anlayacağım sanırım.

Sessizce etrafa dağılmış birkaç kişi daha var. Öylece oturuyorlar biri uyukluyor. Diğerleri denizi yararak aşan vapurun dalgalarına dalmış öylece… Koca bir uğultu ile…

Yavaşça yaklaştı iskeleye vapur… Yaşamımızın kesiştiği o anların son noktasıydı. Bir dahakine başka bir seferde, aynı yaşamları kesiştirmek üzere…

____

Oturup dikkatlice bakıldığında bir yaşamda binlerce yaşam var… Herkes kendi yaşam gayesinde savrulmaktan yorgun… Öyle bir an oldu ki aklımdan binlerce şey geçti o vapurdakiler hakkında çok şey düşündüm. Gözümün önünde canlandı hayatlar. Biz aynı yaşamda birer yabancıyız birbirimize. Görüp görebileceğimizi yaşayıp gidiyoruz bu engebenin içinde. Tesadüflerle birleştiğinde hayatlarımız acaba diye bile düşünmeye zamanımız olmuyor o kadar boş olan saatlerde bile…



Gitsem

8 05 2008

tuba atmr 

alsam başımı gitsem..
kimselerin bilmediÄŸi yerlere..
sorsam kuÅŸlara..
alırlarmı benide yanlarına..
kabul ederlermi..
benim gibi birini..
yoruldum manasız fırtınalardan..
alıp başımı gitmek var buralardan..
kimslere görünmeden.. sessizce..
es rüzgar..
tüm hızınla getir hesaplarını bana..
borcum kalmasın geride kalanlara..
son bir kez daha..
al hıncını hayattan..
her esişte fısılda kalanlara..
yaşamlarının pişmanlıklarını..
bırak sonra herşeyi..
yitip gitsin hepsi..
benide alın yanınıza..
sizler gibi özgür olmama izin verin bana..
alsıp başımı gidebilsem keşke..
kuÅŸlar gibi bi dahaki bahara..



Bir Zamanlar BildiÄŸimiz Hayat !

8 05 2008

Bu dünyada hayatta kalmak için, güvenebileceğimiz insanlara ihtiyaç duyarız.Umutlarımızı, korkularımızı
onlarla paylaşırız Peki o güven duygusu kaybolduğunda ne olur? İnandıklarımız gözlerimizin
önünde yok olurken nereye kaçarız? Elimizdekileri kaybettiğimizde,geleceği kestiremediğimizde,…
tek yapabileceğimiz kaçmakmıdır ?

- Öyle biri değil.
- Evet öyle, inan bana.

Senin için yarrattığım bana aşık olmuştun(olmak)…

Tercihimde hakkım yatar aslında, tercihlerin secimleri getirecegi ve secimlerden secim seçmem
gerektigini bilmeliydim.Herşeyin bir sonu vardır değil mi ? İnceldigi yerden kopar hesabı …
Karışmaya başlamıştık ; Taa ki … Güzel gibi gözüken herşey gerçek yüzünü gösterene kadar
evet biliyorum boş bardak sanki gereklidir demi… Bilmedigin bir şey bardak olmazsa ben olmaz.
Hüzünler peş peşe gelirken yasak bölge bize merhaba dedi.. Safını yaran bir insan mi demeliyim …
yoksa insansımı bilemiyorum …

- O diÄŸerleri gibi deÄŸil.

- Elbette öyle. Bu yüzden
- onlara diÄŸerleri diyoruz.

- Pekâlâ, bakalım şu senin kızın farkı neymiş.
- Belki o zaman kafanı boşaltabiliriz.

Nerdeyim ? Yanımdasın hayatım…

Hak bizi bulmalıydı… Bulunanın bulunma ihtimali kaçtı ? Saçma demi bulunanın bulunma ihtimali
oysa ki buda boÅŸ bardak misaline benzer bulunan ne kadar bulundu ? ((Kalp trimleri artmaya baÅŸlar))

- Ne yani bu, dünya
- hakkındakı acı gerçekler mi?

- Ne kadar çabuk öğrenirsen o kadar çabuk sırtındaki bu yükten kurtulursun.

- İnsanlara güven olmaz, dostum.
- Hiçbirine. Bunu sakın unutma.

- Hepsi bir deÄŸil.
- Tabii. Bir kız var.

Buğünde Yaşıyorum….

İlerisini tahmin edemedigim , onlarla katedilen yollarda bizsiz(biz) kalmak… Acı kavraminin farklı hal alması…
Çıplak bakmak… Yavaşca görmek… Onlardan kolay geçememek… Sözler bittiginde… Sevgilerin yalan olup olmadıgını anladığında…

- Onu tanımıyorsun.
- Buna gerek yok.

- Zamanım insanların evlerinde,
- yatak odalarında geçti.

- Yalnız olduklarını sandıkları zaman
- onların gerçek yüzünü görüyorsun.
- Hiçbir farklarının olmadığını anlıyorsun.
- Hepsi de bencil ve sahtekâr. (istisnalar kaide-i bozmaz)

Sana söylüyorum, o öyle biri değil.

“Seçim� yaptığında,bunun bir bedeli vardır.Verdiklerinin karşılığında bazı taleplerde bulunulur.Öz doğamıza aykırı
bir şey yapmamız istenebilir.Birdenbire, mükemmel olması gereken hayatınızdaki bu değişim, bir hıyanete döner.(Dönebilir)

Bu zalimce görünebilir …ancak buradaki amacın kendini koruma içgüdüsünden bir farkı yoktur.
Bu güç, hayat,hassas değildir.Aynı Dünya`nın kendisi gibi,…

…sadece hayatla tam mücadelesinde ki acı gerçekleri bilir.Tek yapabileceğiniz ümit edip güvenmektir.

Belki bir zamanlar bildiğiniz hayatın hâlâ hafif bir ışıltısı kalmış olabilir.