SevdiÄŸin Kadar Sevilirsin

21 06 2008

Her ÅŸey sende gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakini gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kar sayma
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaÅŸarsan yaÅŸa
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi;
SevdiÄŸin kadar sevileceksin
Ay ışındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü his ettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzel
İşte budur hayat, işte budur yaşamak
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün;
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Bunu da öğren;
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN



İstersen Mutlu Oluruz Seninle

21 06 2008

İstersen mutlu oluruz seninle
Evimiz ve çocuklarımız olur
Yemek piÅŸirirsin kendi elinle
Kalplerimizde esenlik ve huzur
İstersen mutlu oluruz seninle
Birbirimiz için yaratılmışız
Ruhlarımız düşüncelerimiz bir
Bizim gibi olur çocuklarımız
Ben ÅŸair, sen baÅŸtan ayaÄŸa ÅŸiir
Birbirimiz için yaratılmışız
Ayrılık olmaz fikirlerimizde
Kahkahamız ta uzaklardan duyulur
Mutluluk parıldar gözlerimizde
Rüyalarımız bile aynı olur
Ayrılık olmaz fikirlerimizde
Ne hayaller kurarız uzun uzun
Üzüntüleri atarız bir yana
Gizli bir ÅŸeyi kalmaz ruhumuzun
Bütün şiirlerimi okurum sana
Ne hayaller kurarız uzun uzun
Kim ne derse desin mutlu oluruz
İçimizde ümit, arzu teselli
Bende aşk ve sende güzellik sonsuz
Aşkımız gözlerimizden besbelli
Kim ne derse desin, mutlu oluruz



YaÄŸmur Hayat ve Sen

21 06 2008

YaÄŸmur ve masumiyet…
ıslanmak ve maskelerin akması…
neden takar insanoÄŸlu maskeyi ??
beÄŸenmez mi yaratanın yarattığı kendini…
bir insan kendinden vazgeçebilir mi?
ne zaman bencillliklerinin sonu gelecek…
ne zaman durup düşünecek bu koşuşturma içinde
farkına vardığında geç olacak..
kaybedenler kazanmış olacak…
kazananlar yerin dibinde kalacak
son çırpınışlar melekler tarafından önlenecek
tüm melekler iyi midir…
galiba…hepsi beyaz mıdır?
baÅŸka bir renk yok mudur…??
çok mu somut oluyor yoksa
aslında soyutluÄŸu somuta döken bir resim çizmeye çalışıyordum geldiÄŸinde…

sen geldiÄŸinde darmadağındım…!kusura bakma toplayacak vaktim yoktu…
saolasın önemsemedin ve geldin..
ayıplamadın çırılçıplak seni sevdiÄŸimi söyleyince…
korkmadın seni kokladığımda…
ve içten duygularımı sana verdiğimde
geri çevirmedin…

kusura bakma savaÅŸtan yeni gelmiÅŸtim
o yüzden çok dağınıktım…
paramparçaydım bir bakıma mayına basmış gibi
toplamaya çalıyordum kalbimi ruhumu…
ve sen geldin bu karmaÅŸalığın bu kaosun üstüne……!
bir dengesizlik durumundaydım
dengeye getrirdin beni…

kusura bakma birilerini öldürmeliydim… ama yapamadım…
iÅŸte onu öldürmekle meÅŸguldüm, ama sen geldin…
artık hiç bir ÅŸey umrumda deÄŸill…
ne ölüm ne öldürmek ne de hatıralar…
nasılsa güzel anlar kısa olmayacak mı??
sadece zamanın tadını çıkarmaya çalışıyorum…
sadece kokunu tadmaya uÄŸraşıyorum…
seni tanımaya seni bütünlemeye çalışıyorum
iyi ki geldin ama kusura bakma çok dağınığım..

ben seni deÄŸiÅŸtiririm dediÄŸini duyar gibiyim…
evet sen beni değiştirmeye çalışabilirsin ama
içimde ki orman hala yanıyor…
ancak önce sönmeli sonra tekrar ateÅŸe verilmeli…

artık tamamen sönmesini istemiyorum…
zaten yaÅŸama sevincim buna baÄŸlı…

iyiki geldin kusura bakma çok dağınığım…
toparlanmama yardım etmeni isteyemem senden…
seni de üzemem seni de kıramam…
tamamen bencillliklerime seni de katamam…

seni ayırıyorum hayatımdan…
bu kaçıncı hayat olduÄŸu önemli deÄŸill…



Yürek Kırıntıları..

21 06 2008

Gitme,
bir güvercin sıcakLigi gibi kaL yüregimde.
Ben ki sevdamı dagLi bir cicek gibi gögsümüm üstünde tasıdım hep, namusumun akında.
Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinLer kanat çırpar maviLere;
GüLLer acar ne zaman eLLerimi uzatsam sacLarına,
serin serin eser yeLLer.

Bu sevdayı aLıp gitme benden,
aLıp gitme buralardan, gözleri türkülü kuşum .
İcimdeki baharı öldürüp gitme.
Kimsiz, kimsesiz kaLır türküLerim.
Körpe bir daL gibi koparma sevincLerimi yüregimden.

Gitme,
figan düser denizLere sular cekiLir
yagmur yagmaz vahaLardan kirpikLerime
bir rüzgar hıckırır tenhada, bir daL kırıLır
boynunu büker sabah kervanLarı keLebekLer öLür

Gitme,
bir yıLdız küser gögüne, icini ceker bir cocuk
sasirir yönünü rüzgarLar
bütün pınarLarın suyu cekiLir
soLar nazLı cicekLeri kalbimin, üzüLürüm

Gitme,
öksüz kaLır icimdeki imge dagLarı
sacLarını öpen seher yeLi, coban yıLdızı
bir daha turnaLar gecmez, büLbüLLer ötmez
cicekLer acmaz bahcemde ah be gülüm

Gitme,
icimdeki bütün vagonlar devriLir
bir kar yagar istasyonLara,
üsürüm

Gitme,
bütün ormanLar atese veriLir
kusLarda gider bu kent den, öLürüm

Gitme kaL !!!
menevseler acsın dagLarda
sevince dönüssün gökyüzü
iki cigLık arasında bırakma beni ah güLüm
yokLuguna aLisamam yoklugun öLüm …



Git kendini çok sevdirmeden…

21 06 2008

Aslında.. Her şey ne kadar kolay gelir insana..
Çoğu zaman gözlerimiz dolar, boğazımızda düğümler
oluşur,söyleyemeyiz içimizden geçenleri

Git.. git demek elimde olsa kolayca derdim herhalde.
ama git demek benim elimde deÄŸil,kaderimde..
Sevmeyi bilmeden olmuyor,gideceÄŸi yere yol yetmiyor.
Yağmurlar yağsa da , fırtınalar kopsa da hayatının
ortasında, tutunacak dal aradığın anda, bulduğun
çıraysa tutunmana yetmez. Umut o çırayı da yakar;
kör eder hayatını.. Geriye dönüp baktığında kimse
olmayacaksa ; bırak canın yansın, alevler içinde
kavrulan ruhun olsun. Bu sefer acı çeken bedenin
deÄŸil benliÄŸin olsun

Hadi ÅŸimdi git gidebiliyorsan..

Zerre kadar pişmanlık duymuyorum ;
eÄŸer ki gidersen…

Git, kendini çok sevdirmeden. Canımı acıtmadan,
bir kez daha yaşamıma son vereyim! anlamsız
dünyanın anlamsız bakışlarına dur diyeyim gitte.

Git! çek git yaşamımdan! ağlayarak elveda demek istiyorum
ve bir kez daha acıtmak istiyorum canımı!
hadi çek git şimdi! hiç sevmediysen çek git,
daha fazla vermeyeyim hayallerimi, düşlerimi sana.
Bana kalan tek ÅŸeyi de alma benden.
Hayallerimin noktası olmaktan vazgeç.
Seninle bitmesin düşlerim,
bir sabahta sensiz uyanayım rüyamda!

Git! git kendini çok sevdirmeden!!!



Yalnız’ım İşte

21 06 2008

Seni aldı ellerimden bir deli rüzgar
Diyorlarki bu gidişin dönüşü olmaz
Yokluğun başımda dağ gibi efkar
Seven yürek bin yerde kalsa kaybolmaz

Saçlarına ölüm getiren gökyüzüne gidip dalaştım
Dökülüverdi yıldızlar avuçlarıma
Sen hergece gelip benim rüyama giriyorsun
Seni çok özledim diyor ve gidiyorsun

Kahrından delirmişti aşka kızanlar
Aşkımıza ağlıyordu aşkı yazanlar
Gidişine şiir yazdı cümle ozanlar
Seven yürek bin yıl yerde yatsa kaybolmaz

Saçlarını dağıtan rüzgarlara gidip dalaştım
Korktular seni bana söylemediler
Sen her gece gelip benim rüyame giriyorsun
Seni çok özledim diyor ve gidiyorsun



Ben seversem

21 06 2008

Ben seversem
Bir şimşek çakar yüreğimde
Fırtınalar kopar, kasırgalar patlar
Bir ceylan gezinir durur her an
Her saniye bir can doÄŸar

Ben seversem
Bir gül bahçesi olur gönlüm
Her dalda rengârenk çiçek açar
Sevdalar doÄŸar elemler batar
Yüreğimde yalnız o can yatar

Ben seversem
Bir kara sevda olurum ölesiye
Hiçbir derde cefaya aldırmam
Canımın içinde saklarım canı
Ona asla toz kondurmam

Ben seversem
Ne Kerem’e, ne Mecnun’a benzerim
Anlatılamaz benim hikâyelerim
Sevdamı dağ yaparım, çöl yaparım
Kendi yüreğimde gezerim

Ben seversem
Arı gibi değil bülbül gibi olurum
Gezemem çiçek çiçek kırlarda
Yalnızca can bir gül bulurum
Bir ömür boyu beklerim onu
Gerekirse canımdan olurum.



DiyemedikleriM

21 06 2008

Gururum kovarken gönlümden seni,
Ne olur terketme,kal diyemedim.

Yaralı bıraktı gidişin beni;
Açtığın yarayı sar diyemedim..

Ne olur bırakma böyle kimsesiz,
Mazinin hatrına dur diyemedim..

Bu can bu bedende,dururmu sensiz?
Birazcık insaflı ol diyemedim..

Oysa kırmamıştım seni bir kere,
Öyleyse aşkıma isyanın niye?
Canımı versem de bir gülüşüne,
Bir defa yüzüme gül diyemedim..

En büyük gerçektir zoru başarmak,
Terk etmek en kolay yol diyemedim.

Kolayda sevdayı ateşe atmak;
Yalnızlık ölümden zor diyemedim..

Haklıymışçasına bağırma öyle,
Hatayı kalbine sor diyemedim..

Kudretli özrünü bir defa söyle,
Suskunluk en büyük ar diyemedim..

Yalnızlık sararken dörtbir yanımı
Hayalin kararttı sabahlarımı,
Yinede herkese döndüm ardımı;
Senden başkasına yar diyemedim.



Hücre

21 06 2008

seneler önce hücremde ,
pas tutan gecelerimde,
pas tutan senli kelimelerimle …
seni düşünürek yazmıştım kendime,
oysa tanımazdım seni …

karanfil baharı varken dışarda,
papatya kokan saçlarını severdim
ayaz aralık çetelerde…

en güzel yüküm sendin ,gece vardiyaların da ,
ek seferlerde seni taşırdım ,içimden geçen tüm kanallara…

karanlık duvarlarıma ,
senin buğday tenini asardım
sonra gelen kuşlara sorardım;
bu göç nereye diye,
ve seni verirdim olur olmaz yere göçenlere…

üşüyen sensiz yanlarıma ,
uzayan saçlarını sarardım…
gözlerimi her gece sabahlar için,
sana kurardım…
göğsümü senle doldururmak için ,
her gece biraz daha oyardım…
sen yoksun diyenlere ,
yüzümü orta yerinden senle çizerdim…

gel artık ;
tüm hücreler de deli diyorlar bana…

sen,
gel artık;
ruhum bedenimi terk edip sana gidecekmiÅŸ…



Geri dönüşü olmayan yollara atfedilmiÅŸtir…

21 06 2008

Siyahlığına beyaz giydirilmiÅŸ gece…

Araladım perdeyi…

Beyaz…AlabildiÄŸine beyaz…

Sokak lamnasının titrek ışığının altında rüya gibi tanecikler…

Heyecanlandırırdı çokça beni kar…

Yokladım kalbimi

Åžaşırmadım…

Bu beyazlıkta titretemedi yüreÄŸimi…

Pencereyi açtım…

Havadaki beyazlığı,saflığı soludum derinden…

Yumdum gözlerimi

Geriye arşınladım hızla zamanı…

Bir önceki ÅŸubat…Ondan önceki ÅŸubat…Daha da önceki…

Yeniden yokladım çocuk yüreÄŸimi…

Kıpır kpır…

Åžubatlardan bir önceki ÅŸubatı seçtim…

Karmakarışık bir halet-i ruhiye…

Ama seviyordum bu hali…

KeÅŸmiÅŸtim herkesle sözü,sohbeti…

Hayalin…Kalpten kalbe sohbetimiz yetiyordu bana…

Niyeydi…neydi bilmiyordum…

Hep seninleydim anlamsızca…

Oysa ki yoktun hiç…

Ve bu kez sular tersine akmıştı…

”Birine dokunmak,onun ruhuna dokunmaktır.”

Bunu yeni öğrendim…

Ve bu kez sular tersine akmıştı…

Sen önce ruhuma dokunmuÅŸtun…

Oysa bana hiç dookunmamıştın…

Vuslatsız hasret yolculuÄŸunun son durağındayım ÅŸimdi…

Bir hayli garip…

Geçen ÅŸubat çocuktu yüreÄŸim…

Åžimdi ise hatıralarla zihnim…

Hatıralar aşıklar ve ihtiyazların hazinesidir…

Ben ihtiyarladım sanırım…

Bu ÅŸubat el deÄŸdi beyazlığımıza…

El deÄŸdi beyazlığına…

El deÄŸdi beyazlığıma…

Hissiz…boÅŸvermiÅŸ…öylece akıntıya saldım kendimi…

Herkesi birden mutlu edemiyor insan…

Öğrendim…

Ya haklı ya mutlu oluyorsun hayatta…

YaÅŸayarak öğrendim…

Üşümeye baÅŸladım…

Daha çok ruhum üşüdü…

Isıtmak namümkün ruhumu…

Siyahlığına beyaz giydirilmiş bu gecede anlıyorum ki bir kere daha,

Geri dönüşü olmayan çocuk yüreÄŸimi ne çok özlediÄŸimi…