AÅŸk

19 06 2008


Önce öğren aşkı, yaşamayı bil, ondan sonra çık karşıma. Ondan sonra “Seninki de aşk mı?� de. Ben de o zaman cevap vereyim sana, savunayım aşkımı. Madem yeri geldi, bir iyilik yapayım sana, oku da nasıl aşık olunurmuş öğren…

Teslim olacaksın..


Kayıtsız, şartsız teslim olmayı gerektirir aşk. Bir yanın aşkta, bir yanın başka tarafta olmaz. Kalben, ruhen, bedenen teslim olmayı bileceksin.

Herşeyinle aşka adayacaksın kendini..

“Canım yanar� diye düşünmeyeceksin. Aşk bu, yakabilir canını. Ama sen bunu göze almazsan, dünyanın en büyük mutluluğunu da yakalayamazsın. Hem gülü koklamak isteyeceksin hem de “dikensiz� olsun diyeceksin. Olmaz öyle şey, gülü seveceksen dikeninin batabileceğini de bileceksin.

Korkmayacaksın..

Hiç bir aşk “Şu gün biter� diye başlamaz. Aşk sözleşmelere bağlanamaz. “Önce sen aşık ol, sonra ben olurum� diyemezsin. Karşılık olmasa da aşk vardır. Yüreğini ardına kadar açacaksın. Yaralanma olasılığın vardır ama unutma ki o yürek aşksız atmaz. Aşksız atan yüreğe, yürek denmez. “Terk ederse, aldatırsa� diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı.

Şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..

Yaşayabildiğin kadar yaşayacaksın. Sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için.

“Aşık oldum, haydi bakalım ne olacaksa olsun� demeyeceksin.

İştir aşk, uğraştır, emektir. Uğraşacaksın, çalışacaksın. Asıl iş, aşık olduktan sonra başlıyor zaten. Aşk küt diye çıkar karşına reddedemezsin. Öyle bir gücün yok. Ama aşkı yaşatabilme gücün var. Kullanırsan var.

Üşenmeyeceksin, usanmayacaksın.

Bir duvarı ören usta gibi, bir bahçeyi çapalayan bahçıvan gibi ekeceksin, dikeceksin, sulayacaksın. Sen bunları yaptığın halde yaşamıyorsa aşk, aldırma. Elinden geleni yapmış insanların huzunu hissedeceksin. Bu bile yetecek sana.

Koruyacaksın..

Aşk senin en değerli varlığındır, gözünden bile sakınacaksın. Nadide bir çiçek gibi, en değerli vazoda, paha biçilmez bir mücevher gibi en gizli kasada tutacaksın.

Dalgalanmalara açık bir duygudur aşk..
Korumazsan, kırılır, kaybolur. Saklamazsan, çalarlar, üzülürsün.

Şimdi okudun mu aşkı?
Anladın mı?
Yetmez, bir daha oku, ezberle !
Sonra gel yine, belki o zaman konuşuruz aşkı seninle.
Belki o zaman..


Aşkı bilmeyenler tarif etmeye çalışmasın. Gerçek aşk nedir bilmeyenler sussun. Sözü aşık olanlara, aşık olduğuna yürekten inanlara bıraksın. Aşık olduğunu sananlar sanmaya, aşığım diyip kandıranlar ise böyle devam etsinler ama aşkı tarif etmek hadlerine değil bunu bilsinler !
… sadece susun …



Sevmek

19 06 2008

Sevmek seni seviyorum demek değil….. Seni seviyorum derken titremektir.



Senin İçin

19 06 2008

Senin için senin için
Bu dünyanın ipini çekerim
Saçlarının bir tek teli için
Tanımam ki herşeyi silerim
Bilirsin herbirÅŸeyimsin benim
Gözümden sakındığımsın
Yüreğimin en kuytusunda
Kendime sakladığımsın



Bağlanmayacaksın

19 06 2008

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam� demeyeceksin.
Demeyeceksin iÅŸte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim� diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…



Kadın ve Adam

19 06 2008

20 dakikalık öyküler

Adam fark etti. A uzun uzun baktı. Kadın fark etti. K gülümsedi. A yaklaştı. K reddetti. A teklif etti. K kabul etti. A konuştu, K konuştu, A konuştu, K konuştu. İçtiler. Konuştular. İçtiler. A dokundu. K güldü. Dans ettiler. Çıktılar. Yaptılar. A ayrıldı. K uyudu.

A aradı. A aradı. A aradı. A yalvardı. K reddetti. A aradı. A yazdı. A ziyaret etti. A aradı, aradı, aradı, aradı. K bildirdi. A geldi, bağırdı, yemin etti, ayrıldı. A tezgâh kurdu. A bekledi. A ziyaret etti. K bağır ayazdı. A üsteledi. K reddetti. A elini attı. K bağırdı. A tokat attı. K kaçtı, kapıyı kilitledi, aradı, bekledi. A paniğe kapıldı. A kaçtı, saklandı, beceremedi.

K suçladı. A yadsıdı. K tanımladı. A yadsıdı. K kazandı, A kaybetti. Yaşlandılar. K evlendi, çocuk yaptı, ana oldu, kederlendi, boşandı. A kolladı, bekledi, yüreği nasır bağladı. Uğraştı. Sigara içti. Tezgâh kurdu. Tezgâh kurdu. Kaçtı. Ortadan kayboldu.

Yaşadılar. K serpildi, A silikleşti. A gezdi, K seyahat etti. Karşılaştılar.

A oturdu, K oturdu, görmezlikten geldiler. A fark etti. K fark etti. A gözlerini belertti. K silkindi. K uyardı, A yatıştırdı. K anımsattı, A kabul etti. K gözdağı verdi, A söz verdi. K düşündü. K oturdu. K sordu. A anlattı. A sordu. K anlattı. A sigara içti. K sigara içti. A özür diledi. K ağladı. A açıkladı. A yalvardı. A yakardı. K düşündü, karar verdi, reddetti. A ayağa kalktı. A ellerini bitiştirdi. A terledi. A tükürdü. K irkildi, benzi attı.

A durdu. A iki büklüm oldu. A çöktü. K ayağa kalktı. K acıdı. K terk etti.

Yaşadılar. Unuttular. Öldüler.



Kalp ve Göz

19 06 2008

Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Âşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası�ndan ibarettir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar. Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlamasıdır bu. Sevgilinin yüzü kınında bir kılıç yahut sadakta bir yay gibidir; bakış onu kınından ve sadağından çıkarır.

Sevgili’nin yüzümü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır.
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz… Savaşı başlatan haberci.
Bakış… Elde olmayan kader; ilahi kaza.
Ve aşk… Kalp ile göz arasındaki kutlu bir hadise.

Çok sonraları kalp göze diyecektir ki, “Ben bu onulmaz derde iten sensin. Safayı sen sürdün, acıyı ben çektim. Nimet senin, zahmet benim oldu. Sen sevinirken, kaygılanan ben oldum. Bakışlarını arttırdıkça sen, dertlerimi çoğalttın benim. Zafere eren sen, hezimete uğrayan ben. Sen emirlere itaat edilen hükümdar oldun, ben senin peşinde koşan tebaan. Sen emir ben esir. Sonra devam eder:

- Ey göz! Sen ikisin ben birim. İki kişinin bir ferde saldırıp onu öldürmesi zulüm değil de nedir?… Şimdi ağla o halde; etiğin zulmün cezasını çek bakalım.

Göz buna karşılık ayet-i kerime ile cevap verir: “Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur� (Hacc 46)

Göz görünce bir kez geriye ne kalır?



Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

19 06 2008

her şey yapılabilir

bir beyaz kağıtla

uçak örneğin uçurtma mesela

altına konulabilir

bir ayağı ötekinden kısa olduğu için

sallanan bir masanın

veya şiir yazılabilir

süresi ötekilerden kısa

bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda

her şey yazılabilir

senin dışında

güzelliğine benzetme bulmak zor

sen iyisi mi sana benzemeye çalışan

her ÅŸeyden

bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor

belki tabiattadır çaresi

senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin

ve benim

bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim

anlarım bitkiden filan

ama anlatamam

toprağın güneşle konuşmasını

sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter

bende filiz çok

köklerim içimde gizlidir

gelen giden açan soran bere budak yok

bir ÅŸiir istersin

“içinde benzetmeler olan�

kusura bakma sevgilim

heybemde sana benzeyecek kadar

güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen

tedariksiz katıksız bir yolcuyum

yaralı yarasız sevdalardan geçtim

koynumda bir beyaz kağıt boşluğu

her şeyi anlattım

olan olmayan acıtan sancıtan

bilsem ki sana varmak içindi

bütün mola sancıları

bütün stabilize arkadaşlıklar

daha hızlı koşardım

severadım gelirdim

gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak

suya bakmaktır

sana bakmak

bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır

aÅŸk sorgusunda ÅŸahanem

yalnız kelepçeler sanıktır

ne yazsam olmuyor

çünkü bilenler hatırlar

hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar

bahçıvanlar değil tüccarlardır

sen öyle göz

sen öyle toprak ve güneş ortaklığı

sen teninde cennet kayganlığı iken

sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır

dişlerimin arasından

ben sana gülüm derim

gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler

sende kalsın isterim

ben sana gülüm derim

gül sana benzediği için ölümsüz

yazdığım bütün şiirler

sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak

bir beyaz kağıda bakmaktır

her şey olmaya hazır

sana bakmak

suya bakmaktır

gördüğün suretten utanmak

sana bakmak

bütün rastlantıları reddedip

bir mucizeyi anlamaktır

sana bakmak

Allah’a inanmaktır



Ayrılmalıyız

19 06 2008

Zamanlar fazlaydı paylaşmak için

Bir bakış yeterdi anlatmaya

Anlamaya yeterdi bir tek kelime

Alışmak sevmekten daha beterdi

Ve zamansız gelen yarınsız bir sevgi

Bi gün bi yerde ansızın biterdi

Biterdi hiç bitmeyecek sandığımız sevdalar

Çekip giderdi anılar,

Fotoğraflar yakardı kendi kendini;

Simsiyah, duman duman…

Artık, artık hiçbir vazoya sığmazdı ayrılığın çiçekleri

Sevişen geceler çekip giderdi

Susardı şarkılar, çalmazdı kemanlar

Şiirler yazmazdı bu kırık hikayeyi

Bu sevda bi gün bi yerde ansızın biterdi

Biliyorum; biterdi, biterdi…

Oysa ne kadar güzel başlamıştı herşey

İlk buluşmaların heyecanı, yetmeyen zamanlar

Kararan akşamlarla gelen ayrılma faslı

Eve uydurduÄŸumuz yalanlar

Gözlerime dalıp dalıp gitmelerin

Salaş bir çay bahçesinde iki demli çay

Ve ucu ucuna eklediÄŸimiz sigaralar;

Sevdamız gibi içimize çektiğimiz.

Bitmesin diye hayallerimiz

Hep o şarkıyı dinlemelerimiz.

Yine elimde resimlerimiz

Yarın hepsi acı tatlı anılar olacak hayatın ırmağında

Gidiyorum…

Sevdim seni, çok sevdim, hep böyle kalıcam

Senin mutluluğuna uzaktan bakıcam

Ayrılmalıyız artık, gitmeliyim bu yerden

Saadet diliyorum, saadet diliyorum sana beyaz güllerden.

Gidiyorum…

Gözüm arkada kalsada güçlüyüm

Güçlüyüm ayakta duracak kadar

Yarınlara bakacak, yeni sevdalara doğacak,

Ve bu aşkı vuracak kadar

Ben bu aşkı vuracak kadar güçlüyüm…



Suya Yazmak

19 06 2008

YaÄŸmur yaÄŸmakta
Sen bilmezsin
Yağmurları severim ben.
En çokta yaz yağmurunda ıslanmayı
Hani ahmak ıslatan derler ya
Ahmak saymam hiç kendimi.
Atarım kendimi yağmurun koynuna
Bedenim ıslanır
Ruhum yıkanır doyasıya
YaÄŸmurla gelsen diyorum
Yıldız yıldız yağsan saçlarıma
Nefes olsan toprağıma
Kokuna hasret bu yürek
Kokunu çeksem nefes olsan dolsan içime


Güneşim olsan doğsan gözlerime
Bayram çocuğu olsam sevinçle baksam
Sevgiyi yakalasam gözlerinde
Biliyorum gelmeyeceksin
Oysa ben kaç kez geldim
Yağmur bulutlarıyla gönül kapına
Yağmadım yağamadım bildim de
İçime akıttım damlalarımı
YaÄŸmurla gelsen diyorum ya
Biliyorum gelmeyeceÄŸini
Yazıyorum yine de
Çocukken sonbahar yağmurunda
Camın buğusuna yazı yazardım
Annem kızardı camlar kirlenir diye.
Ben aldırmaz yazar silerdim.
Sana yazmak, suya yazmak gibi
Şimdi anam görse yine kızar
Bu defa farklı kızar bu sana yazmalarıma.
Dedim ya suya yazı yazmak gibi.
Kötü bir alışkanlığım var benim
Sende kızıyor musun anam gibi? .
Bilmiyorum?
Bak hala yazıyorum
Yüreğimde bir çocuk
Demek ki büyümemiş hala…



Sevgi Emektir

19 06 2008

Birine
sevginizin tümünü sunmak, ,
asla sizi de aynı şekilde
seveceÄŸinin garantisi deÄŸildir.

Sevgiye, karşılık beklemeyin;
sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin;                                Fakat olmazsa da, sizin   kalbinizde    büyüdüğüne emin olun.

Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, Birinden hoşlanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün yeterlidir, ama birini
unutmak ise
bir ömür sürer.

Sizi güldüren birini seçin çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir.Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun.

Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek istediginiz yere gidin, olmak istediginiz kişi olun,çünkü yasayabileceğiniz tek bir hayatınız var, ve tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız…

Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz,
ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun

Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun.
Eğer ayaklarınız acıyorsa,
o kişininkiler de acıyordur.

En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmisin üstünde yükselir, geçmişinizdeki kalp kırıklarını
ve hataları silmezseniz hayatın içinde ilerleme şansınız olamaz…