YÜREĞİMİN SESİ 2

8 05 2008

 Yol 2 İnsan

Sen gittin eşyaların kaldı odamda..

Bu zamanlar öyle hızlı geçer ki aklın ile yüreğin düşünse bile ağırdır..
Bu beyaz,sakin,dingin,huzurlu gözüken odada uyumu bozan tek şeymiş gibi gözüken olsada
gece hepsini bozuyor..
Önümü göremiyorum artık saçlarım da yastığa bağlıyor onlar artık sadece beni.
Gece nöbetlerini we ağlamalarımı bıraktım ben artık,hayal gemimde
yüzüorum kimsenin bilemiyeceği beni göremiyeceği yerlerde.Bir denizdeyim yüzmenin yasak
olduÄŸu.
ve! Kat etttiğim yol sonrası bıraktıgım yerde buldugum kendimi otopsiye alıyorum
yarınımda oysa kât edilen zamanda yıllarca değişim ve evrim arasında savaş veriyorum
ulaşacagım sonuca ! Bilip bilmeden…

Gitmek istedin , gittin…

Ortası olmayan bir kavramsızlıga karşı gelen bir kavram; Ya çökceksin yada çökertceksin
İlacı olmayan bir şey ama çökertirken ya çökersen ? Hesapsızlıgın ve sevmenin , aşırı
duygunun ağır bastığını ya anlayamazsan ya da anlarsan o zaman ne olucak ? Ne istedigini
bilmeyen bir varlıksın ; varlıklığın varlığa aykırı!Elinde olan değil sende olan bir
şeylerden bahsederken nasılsın ? Hak ettiğimiz gibi yaşamaya mecburuz , kısa ve öz değil
çok fazla.

Ya şimdi…

Nemli bir gecenin efkarında yapayalnız bir masanın hüznündesin.Belki yapayalnız cümlesi
sana fazla… belki de değilsin şimdi..
Ruhun daralmış, incinmiş, terk edilmiş,Bu ağır belirsizlik efkar mahpusluğunun
nemli hücresindesin.Hücresin taa kendisisin aslında..
Ya şimdi çıldırmak dolaşıyor damarlarında çok sevdiğini bıraktın…(bırakıldın?)
Ya şimdi kırgınsın yıkık bir kende dönüşmüş benligin
Ya şimdi düş  sancın, aklının  dikenli  tellerine değdiği zaman adım
her  hatırına  düşüşümde, bir yara açar oldu artık gönlünde
Yalnızca sende büyüdüm ama eksik kaldı bir taraflarım bana karşı harflerin yoruldu…
Cümlelerin sustu ve gecenin en buharli vakitlerinde değdin bana ve korundun.
Ellerin düşmedi boşluğa cünkü o bendim! Ve manasız bir hayalin pususuna düştün…
Ya şimdi kaybettik…

Bizlik!
Aşk tarafsızlığını yitirdi
Elle tutulur bişi istedigin benden açık kapın açık ama bunu ben yapmayacagım.!
İyi niyetin yüzünden beni bırakmadigin malüm.. AMA
Yamalı yüregini artık karanlığa bırakıyorum heybende hüzünlerin oldugunu bilerek
Kalbini benim kabrime gömmelisin artık ve
savurgan bir edasi olmasi lazım mazlumluğunun bende..
İntizarim bir başka tetiklemeli sendeki beni…
Dilin sıyrılmalı benden sökülüp bensizlikten
Kendimi avutuyorum, sanırım ben ölümü ayrılıktan çabuk unutulur sanıyorum…

Ama

Yarın kalmışlığım kaldı sende… bitiremedin beni
Gözlerinle karanlığa ağlayan şu ay şahit; gün gün eksildiğini biliyor..
Pencerende gökkuşaklari biriktirmeye calıştın biz için bahçende bizler…
Ne çok biliyorsun beni ellerin kenetliyken bana.. giyirirdin bütün kelimelere o  büyülü bizleri
Sandalımız su alsada bilmedin!Azap denizimiydi yoksa ?

…
Dinledikçe içime dokunan, gece yüzlü ay… Sesiz bir ezgi olarak kal.
Meçhule göm bizi…Biz dediysem, sen, ben biz değil “b�iz�… Yüzündeki çizgilerden
içime düşen derin bir iz…Gözlerimde sızı hüzün eskileri, gözkapaklarım yorgun
ardıma düşen gölgen kararsız…
Herşeyi senden istemiyorum aslında ama sen ağırlıklı oluyor malesef…
Sen kaybından olucak benim sonum her adımda ayaza durmuş biz nefesi işliyor içime…
Kan damladı gökkubbenin şakağından yazgıma..bozuldu düşüm..
Bir nefes lazım şimdi bana ölmek için…Vermeyeceksin biliyorum korku düşler çıkmıyor
yamacımdan acımasız kesiliyor benlik…
Damladı sonbahar yüregime eksiliyor harflerim, yaprak yaprak tümcemden….
Hiç bu kadar doğruları söylettirerek kandırmamıştım kendimi.Oysa ne kadar çok vardı
anlatılıcak yaşanıcak şey.. suskunluklarla boğmak zorunda kaldım kendimi..
Gırtlağımı aşamayan cümlelerim vedaya denk geldi malesef..
Gitmekle aşınmıyormuş yol, bildim.
Giderken kalbin sonun da kaldı bana aşkın temsilî resmi…
Hiçbir olumsuz intiba toleransı olmayan bir zaman dilimciğinin belirledi…

Takatsız bir aşk feryadı…
Bir aşkı beslemenin o tuhaflığının nasıl olduğunu bizdeki bizler çok iyi biliyor.
Gözlerinin içindeki denize sevgilim, ordan denizinin içindeki aşkına nasıl da
öykündüğünü nasıl anlatabilirim sevgilim..

ve şimdi…

Unutulmayacak kaderi yaşıyoruz ve biz korkuyorsuz yıkıldığımız günlere çentik atıldı…
Sabırsız arzularımız..
Bu yüzden kaldırmıyoruz kabuğunu neşter kesiği yaralarımızı ne yana gitsek uçurum bir
yalnızlıktın ömrümüze ve fark ettiğimiz ilk düş…
Ellerimiz hiç böyle üşümemişti , böylesi vurgunlara seherden tutulmuşluğumuz olmazdı oysa…
Bir şizofrenin halüsülasyonu kadar sakıncalı artık düşlerimiz…
Bir elif miktarı gülümsemiştik oysa..
“Hiçbir filiz kendisi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..�

Buydu benim felsefem..Sendin…

Unutmasakta unutmuÅŸ gibi yapmak!
Sevsekte belirsizmiÅŸ gibi kalmak!

Ama senin aşkın bitti..

Yazmaya devam edicem…Daha çok yazıcam belkide yazmaktan öteye gitmeyecegim